Yeni bir ev almak heyecan verici bir süreçtir. Manzarası, mutfağın genişliği, okula yakınlığı, güneş alıp almadığı gibi onlarca kriteri değerlendiririz. Hepsi yaşam kalitemiz için önemlidir, kabul. Ancak Türkiye gerçeğinde, diğer tüm kriterlerin üzerine çıkması gereken, "olmazsa olmaz" tek bir madde var: Can güvenliği.
Ülkemiz bir deprem ülkesi. Bunu acı tecrübelerle defalarca öğrendik. Bu nedenle, başımızı sokacağımız yuvayı seçerken sormamız gereken ilk soru "Burası ne kadar prim yapar?" değil, "Burası depremde ayakta kalır mı?" olmalıdır.
Peki, inşaat mühendisi veya mimar olmayan biri, bir binanın sağlam olup olmadığını, o meşhur "Deprem Yönetmeliği"ne uygun yapılıp yapılmadığını nasıl anlar? Emlakçının ya da müteahhidin "Bizim binamız kaya gibi sağlamdır, kendim oturuyorum" sözüne güvenmek yeterli mi? Kesinlikle hayır.
Bu yazıda, teknik terimlere boğulmadan, bir vatandaş gözüyle güvenli konutu anlamanın yollarını ve ev alırken sormanız gereken kritik soruları masaya yatıracağız.
Önce temelden başlayalım. Haberlerde sürekli duyduğumuz "Deprem Yönetmeliği" aslında devletin koyduğu katı kurallar kitabıdır. Bu kitap mühendislere, "Eğer bu ülkede bina yapacaksan, şu şiddetteki bir depremde binanın yıkılmamasını, içindeki insanların sağ çıkmasını garanti edecek şekilde tasarlamalısın" der.
Önemli bir ayrım: Yönetmelik, binanın depremde hiç hasar almamasını garanti etmez. Amaç, bina hasar alsa bile (duvarlar çatlayabilir, sıvalar dökülebilir) taşıyıcı sistemin (kolon ve kirişlerin) çökmemesi ve insanların binayı tahliye edebilecek zamanı kazanmasıdır. Yani yönetmelik, "can güvenliği" odaklıdır.
Bir binanın güvenliği hakkında fikir edinmenin en hızlı ve en kaba yolu, yapım yılına bakmaktır.
Türkiye'de deprem bilinci ve inşaat kuralları açısından milat, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'dir. Bu felaketten önce yürürlükte olan yönetmelikler ve denetim mekanizmaları maalesef yetersizdi.
1999'dan sonra yönetmelikler çok ciddi şekilde sertleşti. Ancak bu yeni kuralların tam anlamıyla sahada uygulanmaya başlaması, projelerin buna göre çizilmesi ve "Yapı Denetim" sisteminin oturması 2001 yılı ve sonrasını buldu.
Basit Kural: Baktığınız bina 2001 yılından önce yapılmışsa, riskin daha yüksek olduğunu varsaymalısınız. Bu binaların hepsi çürük demek değildir ancak günümüz standartlarına göre yapılmadıkları kesindir. Eğer böyle bir binadan ev alacaksanız, mutlaka "Binanın Güçlendirmesi Var mı?" veya "Deprem Risk Raporu Alınmış mı?" diye sormalısınız.
Daha Güvenli Bölge: 2001 ve özellikle 2007 ile 2018 yıllarında güncellenen yönetmeliklere göre yapılan binalar, tasarım ve malzeme kalitesi açısından çok daha sıkı kurallara tabidir.
Özetle: Binanın yaşı, size ilk ve en önemli ipucunu verir.
Bir binayı insan vücuduna benzetirsek; demirler kemiklerimiz, beton ise kaslarımızdır. İkisi de sağlam olmalı ve birbirine sıkıca tutunmalıdır.
Beton Sadece "Gri Çamur" Değildir: Eskiden betonlar şantiyede, el kararıyla, bazen deniz kumu karıştırılarak yapılırdı. Bu betonların dayanıklılığı çok düşüktü. Günümüzde ise deprem yönetmeliğine uygun binalarda "Hazır Beton" kullanılması zorunludur.
Yeni binalarda kullanılan betonun sınıfı (dayanıklılığı) eskisine göre çok daha yüksektir. Teknik terimlere girmeyelim ama güncel projelerde kullanılan beton (örneğin C30 ve üzeri), eski binalardakine göre basınca karşı çok daha dirençlidir.
Beyttürk İnşaat olarak, projelerimizin tamamında "maksimum güvenlik" ilkesini benimsiyoruz. Bu doğrultuda, statik projelerimizin gerektirdiği C30 ve üzeri yüksek dayanım sınıflarına sahip, sertifikalı hazır beton kullanımını bir şirket standardı olarak tavizsiz şekilde uygulamaktayız.
Demirlerin Şekli Önemli mi? Evet, çok önemli. Eski binalarda genellikle yüzeyi dümdüz olan demirler kullanılırdı. Deprem sırasında bu düz demirler, betonun içinden kayıp sıyrılabilirdi.
Yeni yönetmeliklere uygun binalarda ise "Nervürlü Demir" kullanılması zorunludur. Nervürlü demirin yüzeyi tırtıklıdır, dişlidir. Bu tırtıklar sayesinde demir betona sıkıca kenetlenir ve sarsıntı anında betonun içinden sıyrılıp gitmez.
Tıpkı beton seçiminde olduğu gibi, demir donatılarda da Beyttürk İnşaat olarak sadece yüksek aderans (tutunma) sağlayan, TSE belgeli nervürlü çelikler kullanmakta ve demir işçiliğini projeye milimetrik sadakatle denetlemekteyiz.
Nasıl Anlarsınız? Bitmiş bir binada bunu gözle görmek zordur. Ancak inşaat halindeki bir binayı geziyorsanız, yerdeki demirlerin yüzeyinin tırtıklı olup olmadığına bakabilirsiniz. Bitmiş binada ise bu bilgiyi projeden veya yapı denetim raporundan öğrenmeniz gerekir.
Bina dünyanın en sağlam binası da olsa, üzerine inşa edildiği zemin çürükse (balçık, dolgu vb.) depremde büyük risk altındadır. Bina sağlam kalabilir ama zemin sıvılaşırsa bina yan yatabilir ya da toprağa gömülebilir.
Yönetmeliğe uygun bir inşaat süreci, "Zemin Etüdü" ile başlar. Mühendisler toprağı inceler ve "Buraya bina yapılacaksa, temeli şu kadar derine inmeli ve şu sistem kullanılmalı" derler.
Sormanız Gereken: "Bu binanın zemin etüdü yapıldı mı? Temel sistemi bu zemine uygun mu seçildi?" Özellikle dere yatağına yakın, eskiden bataklık olan bölgelerde bu soru hayati önem taşır.
Beyttürk İnşaat olarak hiçbir projemize, bağımsız ve yetkili kuruluşlarca onaylanmış, detaylı zemin etüt raporları tamamlanmadan başlamayız. Temel sistemlerimizi, maliyet odaklı değil, zemin raporunun gerektirdiği en güvenli mühendislik çözümü neyse ona göre tasarlar ve uygularız.
Bir binanın projesinin deprem yönetmeliğine uygun çizilmiş olması yetmez. Önemli olan, inşaatın o projeye birebir uygun yapılıp yapılmadığıdır. İşte burada devreye "Yapı Denetim" firmaları girer. Bu firmalar, devlet adına inşaatı adım adım denetler, demiri kontrol eder, beton dökülürken numune alır.
Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskan): Bir binanın projesine, yönetmeliklere ve kanunlara uygun olarak tamamlandığını gösteren belgedir. İskanı olmayan (kat irtifaklı) binalarda, projeye aykırı bir durum olma ihtimali yüksektir.
Yapı Denetim Raporu: Eğer 2001 sonrası bir binaya bakıyorsanız, o binanın yapım sürecindeki tüm denetim raporları mevcuttur. Ciddi bir alıcıysanız, bu raporları incelemek (veya bir uzmana inceletmek) hakkınızdır.
Mühendis olmayabilirsiniz ama dikkatli bir gözle bazı tehlike sinyallerini yakalayabilirsiniz. Binayı gezerken sadece evin içine değil, bodrum katına ve çevresine de bakın.
Kolon ve Kirişlerde Çatlaklar: Duvarlardaki ince sıva çatlakları her zaman tehlikeli olmayabilir ama binanın taşıyıcı sistemi olan kolonlarda (dikey direkler) veya kirişlerde (yatay bağlantılar) derin çatlaklar görüyorsanız, arkanıza bakmadan uzaklaşın.
Rutubet ve Korozyon: Özellikle bodrum katlarda kolonların dibinde sürekli su birikintisi, yoğun rutubet varsa, bu durum zamanla kolonun içindeki demirin paslanıp çürümesine (korozyon) neden olur. Çürümüş demir, depremde görevini yapamaz.
Kesik Kolon Cinayeti: Binanın altında dükkan, market, galeri veya banka var mı? Bu tür işletmeler bazen "daha geniş vitrin" veya "araç girişi" uğruna, binayı ayakta tutan kolonları kesebiliyor. Bu bir cinayet teşebbüsüdür. Zemin kattaki dükkanlarda kolonların yerinde olup olmadığına, kolonların normalden ince görünüp görünmediğine dikkat edin. Şüphelenirseniz binanın projesine bakılmasını talep edin.
Sonradan Eklenen Ağırlıklar: Binanın çatısına sonradan kaçak bir kat çıkılmış mı? Balkonlar odaya katılırken taşıyıcı sisteme zarar verilmiş mi? Binanın orijinal statik hesabında olmayan her ekstra yük, depremde riski artırır.
Evi beğendiniz, bütçenize de uyuyor. Pazarlığa oturmadan önce, karşınızdaki muhataba (ev sahibi, müteahhit veya emlakçı) şu soruları net bir şekilde yöneltin ve laf kalabalığı yerine somut belgeler isteyin:
Bina tam olarak hangi yıl tamamlandı? (Ruhsat tarihine bakın, 2001 öncesi mi sonrası mı?)
Binanın Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskan) var mı? (Yoksa neden yok? Hangi yönetmeliğe takıldı?)
Bina yapılırken hangi yapı denetim firması tarafından denetlendi? Raporları görebilir miyim? (Yeni binalar için kritik soru.)
Kullanılan beton sınıfı nedir? (Projeye uygun mu?)
Zemin etüdü raporu var mı? Zemin durumu nedir? (Özellikle riskli bölgelerde.)
Binada daha önce bir tadilat, güçlendirme veya hasar kaydı oldu mu? (Özellikle eski binalar için.)
Binanın altında dükkan varsa, dükkan içinde herhangi bir yapısal değişiklik (kolon kesme, duvar kaldırma) yapıldı mı?
"Bu bina çok sağlam, hiçbir şey olmaz" diyen satıcının sözü senet değildir. Deprem gerçeğiyle yüzleşirken ihtiyacınız olan şey sözler değil, bilimsel veriler ve resmi belgelerdir.
Güvenli bir ev, sadece sağlam bir çatı değil, ailenizle geçireceğiniz huzurlu bir uykunun da garantisidir. Bu garanti ise ancak şeffaflıkla sağlanabilir.
Beyttürk İnşaat olarak, inşa ettiğimiz her metrekarenin arkasındaki mühendislik ve güvenlik standartlarına olan güvenimiz tamdır. Bizim için şeffaflık, en temel kurumsal sorumluluğumuzdur.
Bu nedenle, satış ofislerimizi ziyaret ettiğinizde, sadece örnek daireleri değil; ilgilendiğiniz projenin zemin etüt raporlarından beton laboratuvar sonuçlarına, onaylı statik projelerinden yapı denetim tutanaklarına kadar tüm teknik ve resmi belgeleri talep edebilir, en ince detayına kadar inceleyebilir veya kendi uzmanlarınıza inceletebilirsiniz.
Sizi sadece yeni bir eve değil; temelleri sağlam zeminlere, kolonları güvene ve duvarları şeffaflığa dayanan huzurlu bir geleceğe davet ediyoruz.